MOBİLİTE DEVRİMİ

Sosyal trendler ve teknolojik ilerlemelerin bir araya gelmesiyle oluşan mobilite devrimi başlıyor, tamamen yeni bir otomotiv ekosistemine ve sektöre, yeni çalışma ve öğrenme düzenine , yaşam kolaylığını artıran ve alışıla gelmiş yaşam faaliyetlerimizin evrimine  yeni gelenlere destek oluyor. Yapay zekanın katmanları hayatımıza en küçük alanlarda dahi olsa nakşetmeye başladı. Gerek akıllı telefonumuzdan işimizi , eğitimimizi , hayatsal faaliyetlerimizi ve benzeri gibi bir çok konunun takibi aplikasyonlar ve kişi tanıma sistemlerine verdiğimiz izinlerle ufak ufak bizde dahil oluyoruz.

Bu geçiş dönemine ayak uydurma açısından geride kalmamız bizi sirkülasyonun dışına iter ve aslında bu mobilite devrimine 7 den 70'e herkesin faydası olmasına rağmen , gerek çerez politikalarına verilen izinler gerek dosya ve konumlarımıza ulaşım izni alan aplikasyonlar ve benzeri gibi araçlar vesilesi ile, bu sirkülasyonun  parçası olup dışında kalmak bu yönde atılımı olmamış devlet veya hükümetlerin bizlere sağlayamamış olduğu sanal bağlamda bir hezimet olur .  Hala elektrik ulaşmamış köyleri düşünün ki Türkiye elektrikle 1888 de tanıştı diye biliriz buna rağmen 2021de elektriği olmayan hanelerden konuşuyorsak 133 yıl ara olmasına rağmen birde mobilite devrimini arkadan seyredersek ekonomik buhran ve iş, işçi problemlerinin de yükümlülüğü altında , dünyada fiziksel güç gerektiren işlerin taşeronu oluruz ülke bağlamında üstelik ucuz işçilik koşulları altında. Günümüzde bunun en büyük örneği Hindistan ve Endonezya olarak verilebilir lakin bazı kapitalist durumlar dışında. Geçmişte de Çin'i örnek verebiliriz bu ucuz işçilik örneğine popülasyon gözetmeksizin. 
 
Belli başlı buhranları ve sıkıntıları tekrar tekrar yaşıyorsak , çabalayıp olduğumuz yerde sayıyor veya böyle hissediyorsak bazı hayatsal ve finansal faktörler kendi elimizden geldiğince dediğimiz tabirden çıkmış tamamen bir sisteme veya sistemsizliğe ait olmuştur. Hiç bir gelişimin veya düzenin arkasında kalmaya güçsüzlüğü yok ülkemizin. Böyle devrimleri , yenilikçi çalışmaların öncüsü olamamayı, geriden gelen ekonomik ve toplumsal sıkıntıları bireysellikle aşamayıp bencil fikirlere adapte olmamalıyız.

Basit bir örnekle yazımı yazımı sonlandırmak istiyorum. Bir restorana gittiğiniz vakit paranız karşılığı aldığınız hizmet için garsona, komiye, işletmeciye yada gelen siparişinize vesaire minnet ediyor musunuz? Kendi adıma konuşuyum böyle bir tablo görmedim veya kendimde yapmadım. Peki bir yönetici (sizin seçiminiz veya oylarınız veya desteğiniz ile seçilmiş) karşısında neden el pençeyiz? Onların hizmet başlığı altında yaptıkları ile bizlerin övünmesi lazım çünkü hizmetin ve tedariğin devamı için ne gerekliyse seçen veya seçmeyen tüm vatandaşların cebinden emeğinden elinden çıkıyor bu süreç. Yapılması gereken yapıldığında her hangi bir işletmede paranız veya takasınız karşılığında nasıl minnet etmiyorsanız , diğer yönetim biçimleri de sizin kararlarınız, oylarınız , desteğiniz ve iş gücünüzle ayaktaysa orda da minnet etmemiz lazım.

YORUM EKLE